Programın konuğu Teknik Öğretmen Mehmet Ali Korkmaz, mesleki eğitimin üretim, istihdam ve ekonomik bağımsızlık açısından kritik bir yere sahip olduğunu vurguladı.
ESDER Konya Şubesi'nin geleneksel olarak düzenlediği "Bir Konu Bir Konuk” programı, bu ay Teknik Öğretmen Mehmet Ali Korkmaz'ın katılımıyla gerçekleştirildi. "Ahlak ve Maneviyatla Teknik Eğitim Birleşince” başlığıyla düzenlenen söyleşide Ahilik kültürü, meslek ahlakı, üretim, istihdam ve gençlerin meslek sahibi olması konuları değerlendirildi.
KONYA'DA 10 MESLEKİ EĞİTİM MERKEZİ BULUNUYOR
Programda konuşan Mehmet Ali Korkmaz, Konya'da 10 mesleki eğitim merkezi ve 193 meslek dalının bulunduğunu belirtti. Çıraklık eğitimini tamamlayan öğrencilerin tekniker unvanıyla mezun olduğunu ifade eden Korkmaz, mesleki eğitim merkezlerinin gençlere erken yaşta meslek edinme, gelir elde etme, diploma sahibi olma ve devlet güvencesinde sigortalanma gibi önemli imkânlar sunduğunu söyledi.
Mesleki eğitimin yalnızca maddi kazanımlarla değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çeken Korkmaz, ahlak ve maneviyatın da eğitim sürecinin ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini vurguladı.
Konya'daki mesleki eğitim merkezlerinde yaklaşık 15 bin öğrencinin bulunduğunu aktaran Korkmaz, bu kurumların nitelikli iş gücü yetiştirilmesi ve üretime katkı sağlanması açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu dile getirdi.

"ESASINDA BU YASA BİZİM YASAMIZDIR”
Konuşmasında Ahilik kültürü ile mesleki eğitimin tarihsel bağlarına da değinen Korkmaz, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu'na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Almanya'daki mesleki eğitim sisteminin Ahilik kültüründen izler taşıdığını ifade eden Korkmaz, çırak, kalfa ve usta düzeninin geleneksel eğitim anlayışımızdaki önemine işaret ederek, "Esasında bu yasa bizim yasamızdır.” dedi.
Ahilik geleneğinin sembollerinden biri olan "Pabucun dama atılması” uygulamasını da hatırlatan Korkmaz, meslek ahlakının, dürüstlüğün ve ustalık kültürünün önemini anlattı.
ERBAKAN HOCA'NIN ÜRETİM VE EĞİTİM VİZYONU
Programda merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın mesleki ve teknik eğitime yönelik yaklaşımına da geniş yer verildi. Korkmaz, Erbakan Hoca'nın mesleki ve teknik eğitimin önemini, "Türkiye'nin ekonomik bağımsızlığıdır.” sözleriyle ifade ettiğini aktardı.
Erbakan'ın meslek lisesi öğrencilerine özel önem verdiğini belirten Korkmaz, üretimin Türkiye'nin kalkınmasında stratejik bir güç olduğunu vurguladı. Fabrikalar, atölyeler ve laboratuvarlarla üretim kapasitesinin artırılması gerektiğine dikkat çeken Korkmaz, borçlanmak yerine üretime dayalı bir ekonomik anlayışın önemini dile getirdi.
Mesleki eğitim merkezlerinin farklı akademik ihtiyaçları bulunan gençler için de önemli fırsatlar sunduğunu kaydeden Korkmaz, öğrencilerin kurumsal iş yerlerine yönlendirilmesi ve mezuniyet sonrasında da desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
"ÖNCE AHLAK VE MANEVİYAT”
Mesleki eğitimin geleceği için ortak akla, güçlü bir iradeye ve tecrübeli kadrolara ihtiyaç duyulduğunu belirten Korkmaz, gençlerin eğitim sürecinde olduğu kadar iş hayatına atıldıktan sonra da desteklenmesinin önemine değindi.
Konuşmasının sonunda Hz. Mevlânâ'nın düşünce dünyasından hareketle, "Pergelin bir ayağı Kur'an ve Sünnet üzerine, diğer ayağı da üretim, imalat ve katkı üzerine olmalıdır.” ifadelerini paylaşan Korkmaz, ahlak ve maneviyatın iş hayatındaki önemini vurguladı.
"Önce ahlak ve maneviyat” anlayışının iş yerlerinde huzur, güven ve bereketi beraberinde getireceğini belirten Korkmaz, mesleki eğitimin hem üretim kültürü hem de toplumsal değerler açısından güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.