1995 yılında dünyaya gelen Alper, kalp ve genetik rahatsızlıklarla mücadele ederken, yaşadığı tüm zorluklara rağmen resme olan tutkusu hiç azalmadı.
Sanata ilgisi çok küçük yaşlarda fark edilen Alper, henüz 4-5 yaşlarındayken oyun oynadığı arabaları çizmeye başladı. Hastanede tedavi gördüğü dönemlerde ranzaları, doktorları ve hemşireleri resmederek sanata bağını güçlendirdi.

İlkokulda imkânları sınırlı olsa da, ortaokulda atölyelere katılarak yeteneğini geliştirme fırsatı buldu. Öğretmenleri ve okul yönetimi, onun resim tutkusunu desteklemek için özel köşeler hazırladı ve Alper'in eserleri düzenli olarak sergilendi.

Başarılı bir sınav sürecinin ardından Güzel Sanatlar Lisesi'ni kazanan Alper, lise yıllarında ailesinin her yıl açtığı sergilerde eserlerini halka sunma imkânı buldu. Lise sonrasında kendi resim atölyesini açan Alper, bugün çalışmalarına burada devam ederek sanat hayatını sürdürüyor.
Alper'in hayatı sağlık sorunlarıyla da mücadeleyle geçti. 2 yaşında kalp ameliyatı geçiren sanatçı, sağ göz ameliyatında başarısızlıkla karşılaştı; ancak sol gözü başarılı bir ameliyatla eski sağlığına kavuştu. Tüm bu zorluklar, onun sanata olan bağlılığını daha da güçlendirdi.

Alper Kocabıyık, "Hayat resimle başlar” diyerek, sanatın hiçbir engel tanımadığını herkese gösteriyor. Onun hikayesi, azim, kararlılık ve tutkunun insan hayatında neler başarabileceğinin en güzel örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.