12 Eylül’ün Gölgesinde Bir Gençlik Hatıram


12 Eylül 1980, benim için yalnızca tarihte yer alan bir askeri müdahale değildir. O gün, çocuk denecek yaşta bir gencin hayatının bambaşka bir yöne savrulduğu bir kırılma noktasıdır.

1960'lı yılların ortasında Konya'nın kırsal bir yerleşiminde doğdum. Küçük bir kasabada büyüdüm. O yıllarda herkes gibi ben de yaşadığım çevrenin sosyal ve siyasal ikliminden etkileniyordum. Gençlik heyecanıyla, arkadaş çevremle birlikte dönemin ruhunu paylaşıyor, ülke meselelerine ilgi duyuyordum.

12 Eylül sabahı, ülkenin tamamında olduğu gibi benim hayatımda da her şey bir anda değişti. Kısa süre içinde gözaltına alındım ve Konya'da başlayan bir cezaevi sürecinin içine girdim. Ardından Türkiye'nin farklı yerlerinden birçok insanın bulunduğu büyük bir cezaevine sevk edildim. O günlerde yaşadığım belirsizliği, korkuyu ve çaresizliği kelimelere dökmek hâlâ kolay değil.

Bu süreç, benim için yalnızca bir tutukluluk meselesi olmadı. Henüz genç yaşta, insanın ruhunu zorlayan şartlarla karşı karşıya kaldım. Cezaevi ortamının sertliği, disiplin anlayışı ve üzerimizdeki yoğun baskı, o yaşta bir insan için ağır bir yüktü. Buna rağmen, aynı kaderi paylaşan arkadaşlarımla kurduğumuz dayanışma, ayakta kalmamı sağlayan en büyük güç oldu.

1980'li yılların başında özgürlüğüme kavuştuğumda, artık hayata aynı gözlerle bakan biri değildim. Yaşadıklarım, sessiz ama derin izler bıraktı. Bir süre yurt dışında yaşadım; ancak memleket hasreti ağır bastı ve yeniden Türkiye'ye döndüm.

Bugün geriye dönüp baktığımda, aradan geçen onca yıla rağmen o günlerin hafızamda hâlâ canlı olduğunu görüyorum. Bu satırları bir hesaplaşma ya da suçlama amacıyla değil, yaşanmışlıkların unutulmaması için kaleme alıyorum. Çünkü 12 Eylül, yalnızca siyasetçilerin, bildirilerin ya da rakamların konusu değildir. O dönem, benim gibi binlerce insanın hayatında derin izler bırakmış bir insan hikâyesidir.

Bazı dönemler vardır; kitaplarda anlatıldığı gibi anlaşılmaz. Ancak yaşayanların sessiz tanıklıklarıyla hissedilir.

*YAZILARIN TÜM SORUMLULUĞU YAZARLARA AİTTİR

Yazarın Diğer Yazıları