KONYA’DAN YÜKSELEN SES: MEMLEKETE YAZIK OLUYOR


Siyasette de kamuda da hesap verme ve arınma zamanı

Muhammet Babur Yazdı


Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, ilerleyen yaşına rağmen ülkemizin gücü, geleceği ve İslam dünyasında barış ve birlik için yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyor. Amerika ziyaretinin hemen ardından yeniden Türkiye'nin gündemine döndü; savaşların sona ermesi, Türkiye'nin küresel meselelerde daha güçlü bir aktör olması için mücadele ediyor.

Böylesine yoğun bir mücadele verilirken, Türkiye'nin içeride de aynı hassasiyetle yönetilmesi gerekiyor.
Çünkü dışarıda Türkiye'nin itibarını ve gücünü artırmaya çalışırken, içeride kamuoyunun güvenini zedeleyen her olay bu mücadeleyi de gölgeliyor.
Son dönemde siyasette ve kamuda gündeme gelen tartışmalar, kamuoyuna yansıyan iddialar ve özellikle kamu kaynaklarının kullanımıyla ilgili soru işaretleri bu nedenle önem taşıyor.

Eleştirmek, karşı çıkmak veya yanlış gördüğünü söylemek Cumhurbaşkanına ya da bir siyasi partiye düşmanlık değildir.
Tam tersine, gönül veren insanların görevidir.
AK Parti teşkilatlarında kuruluşundan bu yana emek vermiş, vaktini ve imkânlarını ortaya koymuş, hiçbir makam beklentisi olmadan yıllarca çalışan birçok dava insanının bugün kenarda kalması; buna karşılık çeşitli çevrelerle yakınlığı olduğu yönünde değerlendirmeler yapılan kişilerin önemli görevlere gelmesi, tabanda ciddi bir kırgınlık oluşturuyor.


Bu kırgınlık artık görülmeli ve dikkate alınmalıdır.
Ruhsar Pekcan döneminde kendi şirketinden Bakanlığa yapılan satışlar, Taşkesenlioğlu ailesi hakkında geçmişte kamuoyuna yansıyan iddialar ve son olarak Fatma Betül Sayan Kaya hakkında gündeme gelen finansal işlemlere ilişkin haberler toplumda soru işaretleri oluşturdu.
Elbette kesinleşmiş bir yargı kararı olmadan hiç kimse suçlu ilan edilemez. Ancak kamuoyunda ciddi soru işareti oluşturan konular da görmezden gelinmemeli, hukuk içerisinde açıkça araştırılmalıdır.

Bugün piyasada nakit sıkıntısı var. Faizler yüksek, esnaf zor durumda.
Küçük esnafın en küçük hatası bile sıkı şekilde denetlenirken, büyük mükelleflerin vergi uygulamaları, yapılandırmaları ve yüksek hacimli finansal hareketleri de aynı hassasiyetle ele alınmalıdır.
Özellikle siyasetçiler, kamu görevlileri ve bunlarla bağlantılı ticari ilişkiler konusunda şeffaf ve güçlü denetim mekanizmaları oluşturulmalıdır.
Mesele sadece siyaset de değil.
Yerel yönetimlerde ve kamu kurumlarında satın alma süreçleri, ihaleler ve kamu kaynaklarının kullanımı çok daha dikkatli denetlenmelidir.
Bir hastanenin ihtiyacı olan malı sırf ucuz diye kalitesiz veya ihtiyacı karşılamayan şekilde almak bile kamu zararına yol açabilir.
Görevi savsaklamak, işi gereksiz yere uzatmak, bürokrasiyi zorlaştırmak ve vatandaşa hizmeti geciktirmek de mutlaka sorgulanmalıdır.
Artık sadece küçük esnafın fişini takip etmek yetmez.
Büyük ihaleler, kamu alımları, büyük mükellefler ve finansal hareketler de aynı hassasiyetle takip edilmelidir.

Cumhurbaşkanımıza gerçek destek, her şeyi savunmak değil; yanlışı gördüğümüzde söyleyebilmektir.
Partinin yıllardır yükünü taşıyan samimi dava insanları yeniden görülmeli, liyakat ve ehliyet esas alınmalı; kamuoyunda güven sorunu oluşturan konular da hukuk içerisinde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Çünkü mesele bir kişinin veya bir grubun meselesi değildir.
Mesele devletin itibarı, milletin parası ve vatandaşın güvenidir.
Memlekete gerçekten yazık oluyor.
Siyasette de kamuda da artık hesap verme, liyakat, şeffaflık ve arınma zamanı.
Muhammet Babur
Konya'dan yükselen bir ses…

*YAZILARIN TÜM SORUMLULUĞU YAZARLARA AİTTİR

Yazarın Diğer Yazıları